| |
UYKU BOZUKLUKLARI
Bazı hastalıklar ve rahatsızlıklar uykunuzu böler, iyi ve yeterli uyku uyuyamamak ise sağlığınızı olumsuz etkiler:Sizde geceleri uyanıyor sonra uyumakta zorluk çekiyorsanız, horluyorsanız,uykunuz esnasında nefesiniz düzensizleşiyor, nefesiniz tıkanıyorsa, sabah yorgun uyanıyor ve gün içinde uykulu iseniz, bütün bu belirtiler uykunuzda sağlığınızı tehdit edebilecek olayların habercisi olabilir. |
|
Niçin Uyumaya İhtiyaç duyarız?
Uyku sadece günlük yaşamın dışında kalmış bir zaman parçası değil, bedenin kendini yenilediği sağlık ve uzun yaşamın temeli olan yaşamsal bir gerekliliktir. Yetersiz bir uyku, insanın kendini gün boyunca yorgun-bitkin ve uykulu hissetmesine neden olur. İşinizin kalitesi, konsantrasyon yeteneğiniz ve insanlara karşı ilişkileriniz etkilene bilir, kendinizi isteksiz, mutsuz hissedersiniz.
Ne Kadar Uykuya İhtiyacımız Var?
Uyku ihtiyacı kişiden kişiye değişir. 4-5 saatlik uyku ile ve zinde uyanan ve gün boyu dinç kalan insanlar olduğu gibi sekiz saat uykudan sonra bile uyuma ihtiyacı duyan insanlar vardır. Uyku süresi kişiden kişiye farklı olmakla beraber , genelde sekiz saatlik uyku sağlıklı bir insan için yeterlidir.
İyi Bir Uyku aldığımızın Başlıca Ölçüsü nedir?
Sabah dinç uyanmanız ve kendinizi gün içinde zinde hissetmenizdir.
Uyku Bozuklukları ve Sık Görülen Problemler:
Uyku beynimizin dinlendiği basit,durgun bir süreç değildir. Ortalama her 90 dakikada bir tekrarlayan,yüzeysel uyku (evre1-2), derin uyku (evre3-4),ve rüya uykusu (REM uykusu) şeklinde beyinde değişik karakter gösteren aktiviteler gece boyunca bir birini takip ederek sabaha kadar akıp giderken, solunum, dolaşım ve hormonal sistemler bir ahenk içinde çalışır. İçten veya dıştan gelen nedenlerle uyku yapısı parçalanırsa, dişli çarklar arasına düşen bir taş parçası gibi bütün sistemler bir birini etkileyerek bozulacaktır. Çeşitli nedenlerle meydana gelen uyku bölünmeleri, yorgunluk, aşırı sinirlilik, yüksek tansiyon, depresyon, konsantrasyon bozukluğu, kontrol edilemeyen şişmanlama, felç, kalp krizi gibi pek çok hastalığın kaynağını oluşturmaktadır.
Bir çok hastalık da iyi uyumanıza engel olabilir. Bazıları önemsiz, bazıları da sağlığınızı ciddi tehdit eden durumlardır. Önemli olan bir çoğunun tedavi edilebilir olmasıdır. Aşağıda en çok görülen problemlerden bazıları belirtilmiştir. Eğer bunlardan herhangi birini yaşıyorsanız doktorunuzla mutlaka konuşun.
|
Horlama
Horlamanın sebebi boğazın gerisindeki yumuşak dokuların girip -çıkan havanın yolunu kesmesi sonucu çıkan seslerdir. Normal bir durum değildir. Uykuda sıkıntılı bir solunumun belirtisidir. Sürekli horlama durumları varsa ve de yorgun uyanıyorsanız, gün içinde uykunuz geliyorsa ciddi sağlık sorunları yaratan bir durum, uyku apnesinin işareti olabilir,.Mutlaka doktorunuzla görüşün. Horlama erkeklerde daha sık görülmekle birlikte menepoz sonrası kadınlarda da erkeklerle aynı sıklıkta görülür.
|
|
Uyku Apnesi
Toplumda %5 sıklıkta görülen uyku apne (soluksuz kalma ) hastalığı, çocuklar dahil her yaşta görülür.Kadınlarda menepozdan sonra erkeklerle aynı sıklıktadır. Uyku apnesi uyurken nefesin geçici olarak durması durumudur.Uyku apnesinin en belirgin işareti olan gürültülü horlama ve hemen arkasından kısa bir sessizlik ve bu sessizliğin tekrar soluk alıp verme çabası ve patlarcasına bir horlama ile sonlanması. Bu olaylar olurken hiçbir şeyin farkında olmayabilirsiniz. Uykunuzdaki bu tip anormal durumlardan eşiniz yada yakınlarınızın dikkatini çekmesiyle farkında olursunuz. Mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur.
|
Uyku apnesinin belirtisi:
Uyku apnesinin en önemli belirtisi uyku süresince ani solunum duraklamaları, çok gürültülü horlamalar ve iç çekmelerdir.Bu solunum düzensizlikleri, bir çoğumuzda zaman,zaman ortaya çıkan yumuşak, hafif horlamalardan farklıdır. Bu tip horlamalar daha çok sırtüstü uyuma sırasında olurken, apne nedeni horlamalar her türlü pozisyonda oluşabilir. Apne nedeni horlamalarda, hasta sağa sola dönerek, el kol hareketler ile rahatsız bir şekilde uyumaya çalışır.
Uyku apneli hastalarda sık, sık tekrarlayan uzun süreli solunum durmaları olmaktadır. Apne esnasında , uykuda solunumun en az 10 saniyeden başlayan solunum duraklamaları bir dakikadan fazla sürelere kadar devam edebilir. Uykuları süresince saatte 20, hatta 100lerce defa tekrarlayan, bir dakikaya varan nefes durmaları ile boğulurcasına mücadele eden kişilerde uyku ve oksijen yetersizliğinin büyük sorunlara neden olması kaçınılmazdır. Uykuda tıkanmalar, ve horlamalar uyku yapısının parçalanmasına, sabah yorgun uyanma ve gün içinde uykulu, yorgun oturduğu yerde uyuklayan bir durum yaratır.
Uyku apnesi şüphesinde ne yapılır?
Bahsi geçen belirtilerin birkaçının bulunduğu bir kişide uyku apnesi olabileceği düşünülse de, benzer şikayetlere neden olan farklı bir çok uyku bozukluğu hastalığı vardır.
Poligrafi tetkiki:
Uyku apnesinin kesin teşhisi ve şiddetinin ölçülmesi için uyku laboratuvarlarında "poligrafik tetkik" adı verilen incelemelerin yapılması gerekmektedir. Uyku sırasında bir çok fizyolojik aktiviteyi kaydeden "poligrafik tetkik", beyin bölgelerinin aktiviteleri, uykunun yapısı, solunum, ve kalp fizyolojilerinin aynı anda incelenmesine imkan tanıyan modern bir tetkik yöntemidir.
Bu yöntemle, uykuda solunum hareketleri; solunum durma süresi, apne sayısı, horlama, kandaki oksijenlenme düzeyi, kalp ritmi EKG, kan basıncı, beyin de uyku aktivitelerinin analizi ve kas tonusu, göz hareketleri, kayıtları yapılarak bunların beden fonksiyonları üzerindeki etkileri incelenir.
Kimlerin tedaviye ihtiyacı vardır:
Uyku poligrafik testlerinden sonra elde edilen bilgiler değerlendirilerek uyku apnesinin şiddeti, beyin-solunum fonksiyonları üzerindeki etkileri, uykuda oksijenlenme ve kalp fonksiyonları üzerindeki etkileri değerlendirilerek uyku apnesinin tedavisine karar verilir Günlük aktiviteler sırasında özellikle otomobil kullanırken uyuklamalar, uyku apnesi ile ilişkili yüksek tansiyon, kalp yetersizliği, veya uykuda oksijenlenmede azalma tespit edildiği taktirde vakit geçirmeksizin tedaviye başlanılması gerekir. Ayrıca; uyku apnesine bağlı, aşırı yorgun ve uykululuk hali olan, yüksek tansiyonlu, koroner damar hastaları, düzesiz kalp atışları olan kişilerde veya saatte 20'nin üzerinde apne sayısı tespit edilenlerde de tedaviye gerek vardır.
Uyku apnesi tedavi edilmezse aşağıdaki sorunlara yol açar:
- Yüksek tansiyon
- Kalp büyümesi
- Kalp krizi riskinin artması(özellikle kalp damar hastalarında)
- Düzensiz kalp atışları(teklemeler)
- Aşırı yorgunluk ve gündüz uyuklamaları, otururken ,misafirlikte, toplantılarda uyuklamalar.
- Trafik kazaları(direksiyonda uyku gelmesi)
- Cinsel arzunun azalması, iktidarsızlık
- Kontrol edilemeyen şişmanlama (zayıf normal kilolu insanlarda da uyku apnesi görülebilir.)
- Uykuda özellikle boyun bölgesinde terleme, sık tuvalete kalkma
- Aşırı sinirlilik, isteksizlik, canlılığın kaybolması gibi karakter değişmesi
- Felç (inmeler)
- Uykuda ani ölümler
Uyku Apne Tedavisi:
Uyku apnesi, kesin tedavisi olan bir hastalıktır. İlaçla tedavisi yoktur.
Tedavisinde, apnelerin sıklığına, apnelerin tipine, uykuda oksijenlenmede azalma, hastanın boğaz yapısı (bademciklerin ve küçük dilin büyüklüğü) göz önüne alınarak planlanır.
Uyku apnesinde cerrahi işlem : apne sayısı saate 20'nin altında olan , uykuda oksijenlenin normal olduğu, obstriktif apneli (tıkanma tipi apne) hastalarda uygulanabilir. Sadece burun deviasyonlarının düzeltilmesiyle yapılan ameliyatlarda apne durumları düzelmez. Apne sayısı saatte 30'un üzerinde ise, uyku süresinin %5 inden fazla bir süre öksijenlenmede azalma görülürse, apne tiplerinin bir çoğu santral ve mix apne tipinde görülürse, kesinlikle burun boğaz tipi cerrahi işlemlerden kaçınmak gerekir.
CPAP tedavisi: Uyku apnesinin en etkili tedavisi CPAP (Continous Positive Airway Presurre) cihazı kullanılarak yapılır.Bu cihazın kullanılmasındaki amaç hastaya burundan kesintisiz pozitif hava basıncı uygulayarak uyku sırasında kapanan üst hava yolarını açık tutmaktır. CPAP cihazı hastanın burnuna yerleştirilen yumuşak silikon bir maske ile hava basıncı sağlayan bir kompresörden ibarettir. Cihazın olumlu etkisi tedavinin ertesi günü görülür. yorgun , uyuklama gibi belirtiler kaybolur, hastanın günlük aktivitesi ve canlılığı artar horlamalar kesilir. Artan dinamizm şişman hastaların zayıflamasını ve sağlıklı kilolara ulaşmasını sağlar.
|
|
|
|
Bilgi Merkezi |